Lansman chatbot yaparken sık yapılan hatalar
Lansman Chatbot Yaparken Sık Yapılan Hatalar
Lansman chatbot geliştirmeye başladığımda, müşterilerin sorularına otomatik olarak yanıt verecek bir sistem kurmanın çok basit olacağını düşünmüştüm. Ne kadar yanılmışım. Geçtiğim yolda yaptığım hataları, şimdi seninle paylaşmak istiyorum. Çünkü bu hatalardan kaçındığında, chatbotun seni lansman sürecinde gerçek bir yardımcı yapacak.
1. Ürünü Tanıtmadan Satmaya Çalışmak
Chatbot kurduktan sonra ilk hataları, doğrudan satış mesajları yağdırmak oldu. Ziyaretçi siteye giriyordu, chatbot hemen çıkıyor ve "Hemen satın al!" diye bağırıyordu. Sonuç? Kaçan müşteriler ve sıfır dönüşüm.
İnsanlar önce ürünü anlamak ister. Chatbot'unun ilk görevi eğitmek, ikinci görevi yardımcı olmak, ancak üçüncü görev satmaktır. Benim iş akışını değiştirdiğimde, müşteri memnuniyeti belirgin şekilde arttı. Chatbot artık "Hangi sorunun var?" diye soruyor, ardından kişiye özgü bilgi sunuyor. Satış, doğal bir sonuç oluyor.
2. Üretken Yanıtlar Yazmamak
Başlangıçta, chatbot yanıtlarını kopyala-yapıştır usulüyle hazırlamıştım. Herkes aynı metni görüyordu. Üstelik bu metinler kuru, işletmesel ve soğuktu. Kişilerin gerçekten konuşuyor hissi kalmamıştı.
Şimdi her yanıtı samimi bir dille yazıyorum. "Merhaba! Benimle konuştuğun için teşekkürler" yerine, "Hey! Ne sordunu bana?" tarzında konuşuyorum. Bu küçük fark, chatbot'u canlı hale getiriyor. Kullanıcılar gerçek bir kişiyle yazışıyor hissine kapılıyor ve çok daha fazla soru soruyor.
3. Soruyu Yanlış Anlayan Chatbot'u Düzeltmemek
Chatbot'un en büyük sorunu, kullanıcının ne demek istediğini yanlış anlaması ama hiç sorun olmadığı gibi davranmasıydı. Örneğin "Fiyatı ne?" sorusuna "Ürün tasarımı harika, değil mi?" diye yanıt veriyordu. Dehşet vericiydi.
Bundan kaçınmak için, chatbot'a "Emin değilim, başka bir şekilde açıklar mısın?" yanıtını ekledim. Ayrıca, yanlış anladığı soruları kaydedip her hafta gözden geçiriyorum. Eğitim verilerine bunları ekliyorum. Zaman içinde, chatbot'un anlama başarısı dramatik şekilde arttı.
4. Müşteri Verilerine Karışık Yanıtlar Vermek
Fiyatlandırma, özellikler, teknik özellikler—chatbot'umun bilmesi gereken çok fazla bilgi vardı. Bunu organize etmediğimde, benzer soruların farklı yanıtlar alması sıklaştı. Bir gün "Kurulum kaç dakika sürer?" sorusuna "5 dakika", başka gün "15 dakika" diyordu.
Çözüm basit ama etkili: bir belge hazırladım. İçinde, ürün hakkında tüm kesin bilgiler var. Chatbot'un cevapları, her zaman bu belgeyi referans alıyor. Kontrol edilebilir, güncellenebilir ve tutarlı yanıtlar veriliyor.
5. Cevap Veremediğinde İnsana Devretmemek
Chatbot meçhul bir soruyla karşılaştığında ne yapacağını bilmiyordu. Bazen sessiz kalıyor, bazen aptal yanıtlar veriyordu. İkisi de berbattı. Kullanıcı hayal kırıklığına uğruyor ve siteyi terk ediyordu.
Şimdi kurdum ki, chatbot "Hmm, bu soruya tam yanıt veremedim. Biraz daha başarılı olabilmeleri için ekibi tarafından kontrol edilebileceği bir insan ajanına seni bağlıyorum" diyor. İnsana geçiş, pürüzsüz oluyor. Ve bu sayede, müşteri hala seni terk etmiyor.
6. Chatbot Performansını Ölçmemek
Kurdum, bıraktım, unutdum. Hiç analitik bakmıyordum. Chatbot gerçekten yardımcı oluyorsa bilmiyordum. Aylar sonra, birisi "Sorun mu var chatbot'la?" diye sordu. İşte o zaman fark ettim: hiç performans izlemiyorum.
Hemen başladım metrikler tutmaya. Kaç soru soruluyor, kaç cevap başarılı, kaç kişi satın alıyor, hangi sorular en çok geliyor. Bu veriler, chatbot'u iyileştirmek için rehberim oldu. Her hafta en çok sorulan iki-üç soruyu iyileştiriyorum. Sonuç: katlanarak daha iyi hale geliyor.
7. Mobil Başlamadan Test Etmemek
Bilgisayarda mükemmel gözüküyordu. Ama kullanıcılarım telefonda görüyorlardı. Chatbot penceresinin yarısı ekranı kapatıyor, yazı okunamıyor hale geliyordu. Telefondan siteye gelen insanlar hemen çıkıyordu.
Mobil-first düşünmeyi öğrendim. Chatbot penceresi, telefonun ekranında kibar kalmalı. Butonlar büyük, metinler kısa, tıklaması kolay olmalı. Bunu düzelttiğimde, mobil kullanıcılardan gelen dönüşüm muazzam biçimde arttı.
8. Lansmanın Her Aşamasında Uyarlamamazlık
Bekleme listesi döneminde, lansman gününde ve lansmanı sonrası—sırasında farklı sorular geliyor. Chatbot'um, hep aynı mesajları veriyordu. Bu da uyumsuz görünüyordu.
Şimdi, lansmanın aşamasına göre chatbot'un yanıtlarını değiştiriyorum. Bekleme listesi döneminde "Haber bültene abone olmak ister misin?" sorusu ön planda, lansman sonrası "Başlamaya nasıl başlayacaksın?" sorusu ön planda.
Sık Sorulan Sorular
Lansman chatbot'u için hangi platform en iyi?
Benim için, basit başlamak önemli oldu. Drift veya Intercom gibi hazır çözümleri denedim. Zaman kazandırıyor, ama baştan düşün: bütçen, ürün karmaşıklığın ve zaman ne kadar var?
Ne kadar detaylı olmalı chatbot yanıtları?
Bir iki cümleyle başla. Kullanıcı daha fazla bilgi isterse, daha derine in. Yığılmış metin, insanları kaçırır.
Chatbot'a kaç soru yazmalıyım?
En sık sorulan 15-20 sorudan başla. Zaman içinde büyüt. Nitelik, nicelikten önemliydi benim için.
Chatbot'un dili İngilizce mi, Türkçe mi olmalı?
Hedef kitlenin dili. Eğer çoğu Türkiye'denseniz, Türkçe başla. Sonra genişlet.