Employee advocacy lansman kampanya yaparken sık yapılan hatalar
Employee Advocacy Lansman Kampanyasında Sık Yapılan Hatalar
Employee advocacy lansman kampanyası yaparken, çalışanlarınızı markanızın sözcüsü yapabilirsiniz. Ancak bu yöntemi uygulamaya başladığımızda çok çabuk hata yapmaya başlıyoruz. Ben de kendi lansmanlarımda bu hataları yaptım ve öğrendim. Bugün sizinle paylaşmak istediğim en yaygın hataları ve onları nasıl önleyeceğinizi anlatacağım.
Çalışanlarınıza Yeterince Rehberlik Etmemek
En büyük hatam şu oldu: ürünü heyecanla duyurduk ve çalışanlardan kendi sosyal medya hesaplarında paylaşmalarını istedik. Ama onlara ne yapacaklarını açıklamadık. Sonuç olarak bazı çalışanlar tamamen farklı mesajlar verdi, bazıları hiç paylaşmadı.
Şimdi ne yapıyorum? Adım adım rehber hazırlıyorum. Çalışanlarıma veriyorum:
- Paylaşacakları spesifik metinleri (kopyala-yapıştır için hazır)
- Görselleri ve videolar
- Hangi hashtag'leri kullanacaklarını
- En iyi paylaşım saatlerini
- Sorulara nasıl cevap vereceklerini
İş çok daha kolay hale geldi ve mesajlarımız tutarlı kaldı. Çalışanlarım da rahat ettiler çünkü kafalarında soru işareti kalmadı.
Çalışanları Zorunlu Tutmak
Başında hata yaptım: tüm çalışanlardan katılma zorunluluğu bekliyordum. Ama daha sonra fark ettim ki bu yöntemi kullanan en başarılı kampanyaların sırrı gönüllülük. Ürüne gerçekten inanan, heyecanı paylaşan çalışanlar çok daha etkili oluyor.
Şu stratejiye geçtim: önce yönetici kadrosu ve ürün ekibine açıkladım. Onlar başladıktan sonra diğer takımları davet ettim. Kimin katılmak istediğini seçtirdim. Katılan çalışanlarımın paylaşımları daha samimi ve inandırıcı oldu. Daha fazla engagement aldık.
Haber Vermeden Çok Erken Başlamak
İlk lansmanımda çalışanlarıma haber vermeden sosyal medya stratejimizi başlattık. Lansman gününe kadar çalışanlar ürün hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Sonuç: kimse hazırlanmamış, heyecan yaratılmamış, ortada birliktelik yok.
Artık şunu yapıyorum: lansman tarihini en az iki hafta öncesinden çalışanlara bildiriyorum. Ürünün ne olduğunu, niçin önemli olduğunu detaylı anlatıyorum. Böylece onlar da heyecan yaşıyor ve organik olarak konuşmaya başlıyor.
Çalışanların Kendi Ağlarını Kullanmamasına İzin Vermek
Bazı şirketler çalışanlarına sadece kurumsal mesajları veriyorlar. İşte bu büyük kayıp. Çalışanınız ne kadar etkiliyse, o kadar insanı o bileye ulaştırır. Ama eğer hazır metinleri kullanmak zorunda kalırsa, orijinalliği kayboluyor.
Ben çalışanlarımı teşvik ediyorum: "Bu hazır metin var, ama sen bunu kendi sözcüklerinde de yazabilirsin." Bazıları yazıyor, bazıları hazır metni kullanıyor. Kimin hangi stilini tercih ettiğine saygı duyuyorum. Sonuç: daha otantik, daha çeşitli içerik ortaya çıkıyor.
Performans Ölçmememek
Bir keresinde çalışanlardan paylaşım talebinde bulunduk, ama hiçbir şeyi ölçmedik. Ne kadar kişi katıldı? Toplam kaç paylaşım yapıldı? Kaç reach aldık? Hiçbirini bilmiyorduk. Sonraki lansmanı nasıl iyileştireceğimiz hakkında fikir sahip değildik.
Şimdi basit bir tablo tutuyorum. Her çalışan kaç paylaşım yaptı, kaç reach ve engagement aldı, bunu kaydetiyorum. Bu veriler bana gösteriyor ki hangi tür mesajlar işe yarıyor, hangi çalışanlar aktif katılıyor. Sonraki lansmanı daha hedefli hazırlayabiliyorum.
Sosyal Kanallara Eşit Ağırlık Vermemek
Başlarda sadece LinkedIn'e odaklanıyordum. Ama çalışanlarımın çoğu Instagram, X veya TikTok'ta daha aktif. Bu yüzden önemli potansiyeli kaçırıyordum.
Şimdi her lansmanda, çalışanlarımın kullandıkları tüm platformlara yönelik içerik hazırlıyorum. LinkedIn'de profesyonel bir sürüm, Twitter'da kısa ve eğlenceli, TikTok'ta videolu bir versiyon. Herkes kendi tercih ettiği platformda rahat paylaşabiliyor.
Sık Sorulan Sorular
Employee advocacy kampanyası için kaç çalışanı dahil etmeliyim?
Sayıdan ziyade katılımın kalitesi önemli. 10 gönüllü, 50 zoraki çalışanından daha etkilidir. Başta 10-15 kişiyle başlayabilir, başarı gördükçe büyütebilirsin.
Çalışanlar ne kadar sık paylaşmalı?
Lansman öncesi haftada 1-2 paylaşım, lansman haftasında gün aşırı, lansman sonrası tekrar haftada 1 paylaşım gibi bir tempo iyi çalışır. Ama her şirkete göre değişir.
Paylaşım için en iyi zaman ne?
Genel olarak haftanın ortası (Salı-Perşembe), sabah 9-10 ve öğleden sonra 5-6 arası iyi sonuç verir. Ama kendi takımının aktivite saatlerini kontrol etmelisin.
Çalışanlar olumsuz yorum alırsa ne yapmalı?
Hazırda yanıt stratejisi hazırla. Eğitim ver çalışanlara. Yapıcı eleştirilere nasıl cevap vereceklerini, spam veya saldırganlarla nasıl başa çıkacaklarını göster. Zor durumda da yöneticiler devreye girmeli.